11 Aralık 2012 Salı

mutluluk üzerine...

 İnsanoğlu yaratılışından itibaren mutlu olmayı amaçlamıştır ama çok az insan dışında birçoğu mutsuz yaşamış ve mutsuz olarak can vermiştir. Peki sorun neredeydi ?

 İlk olarak ne aradığımızı bilememekten kaynaklanıyor başarısız girişimlerimiz. Hiç bilmediğimiz birşeyi ararsak doğal olarak bulamayız. Servet-para, mevki-iktidar-güç, kariyer gibi kavramlar mutluluğa ulaşmak için basit araçlardır; dostların seni, seven bir eş, aile bunlardır gerçekte bizleri mutlu eden ama biz araçlara ulaşmak için mutluluğumuzu, ''onları'' feda ediyoruz ve farrkında değiliz. İyi bir işe sahip olmak için çabalıyor herkes ama neden iyi bir işe sahip olmak istediğinin farkında değil, amacına ulaşırsa mutlu olacacağını zannediyor. Aslında insan çevresindekilere yardım etmek, onlarla daha çok vakit geçirmek, farklı şeyler yapmak, bunları çoğaltabiliriz sonuç olarak mutlu olmak için çalışır ama insanlar çalışma kıskacında bunları unutuyorlar ve işe girdiklerinde de mutsuzlukları devam ediyor.

 Mutluluğun ikinci bir boyutu vardır; kollektif gerçeklerden oluşmuş bir daire gibidir ve bu daire insan istediği sürece genişler. Daire ne kadar geniş olursa kişi o kadar mutlu olur. Yanlızlık mutluluk getirmez hiç bir zaman. Mum başka bir mumu yaktığı zaman ışığından birşey kaybetmezse, herkesin bildiği ve uygulamadığı ! gibi mutluluk paylaştıkça artar.

 Evrende hiçbirşey yoktan var olmaz, vardan yok olmaz. Evrensel fizik yasasıdır bu. Madde yok olmaz sadece biçim değiştirir ve her etki bir tepkiye dönüşür. Kendini değersiz hisseden, insanları sırf mesleğinden dolayı hor gördüğü birine güleryüzlü samimi bir günaydın demek, teşekkür etmek o an karşıda poizitif bir etki oluşturur ve o etki ileride bize dönecektir.

 Yazılacak daha çok şey var ama yoruldum, birazda ümitsizim çünkü insanlar mutluluğun basit, kolay ulaşılabilir ve değerli olduğunu bilmiyorlar. Beni seven ve çok sevdiğim, mutluluğumun sebebi olanlara teşekkürü borç biliyorum. Kedilerime, gökyüzündeki sanatsal duruşlarıyla kuşlara, çok güzel olduğu için çam ağaçlarına, manzaraya denize , gördüğüm ve göreceğim herşeye !

 Dünya büyük ve mutluluk her yerde, mutluluğumuzsa belli kişilere ve nesnelere bağlı değil, bizim tercihlerimize bağlı...

 not: bu yazıyı değerli dostum, ilkokuldan beri arkadaşım Seda'ya armağan ediyorum, yazılarımı takip eden nadir kişilerden olması, okumayı sevmesi, beni cesaretlendirmesi için teşekkür ediyorum.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder