31 Temmuz 2011 Pazar

ramazan'ın birinci günü. O zaman Rumi'ye kulak verelim...

Bugün Ramazan'ın birinci günü. O zaman Mevlana'ya biraz kulak verelim. Bloğu ağırlıklı olarak( %99 :D )  yabancılar takip ettiği için İngilizcesini de paylaştım her ne kadar çeviri hatalar barındırsa da. Hoşgeldin ya şehr-i Ramazan...


-Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
+If a person says gracefull words, its base is the listening of listener and understanding of him.

-İki tür insan daima açtır; biri bilimi arayan, diğeri de parayı...
+Two kinds of human are always hungry; one is the science seeker, the other one is money seeker.

-Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.
+A lover among the hundered of people is evident like a luminous moon among the stars.

-Aşk, öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır.
+Love is so endless sea; neither there is a beginning of it, nor the end of it.

- Diyelim ki Ali'den Zülfikar sana miras kaldı. Sende Ali kolu ve kalbi yoksa Zülfikar neye yarar ki ?
+Let say that Zulfikar(Ali's sword is a special Y shaped form, a famous sword) was bequeath to you, where is the benefit of Zulfikar, so you don't have Ali's arm and his bravery.(Saint(Hz) Ali is the fourth Khalifa of Muslims, and he has one of the bravest hearts)

-Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider tümden ışık kesilir.
+When a black wood is a partner for fire, the black of wood disappears and it will be a light.

-Satrançta piyon yola çıkar da sonunda yüce vezir olur.
+In chess, pawn moves a head and at the end, it is being a grand vizier.

-Soru da bilgiden doğar, cevap da.
+Both question and answer arise from knowledge.

-İyiler gittiler, onlardan geriye güzel adetler kaldı; kötülerden ise zulüm ve lanetler!
+The good ones go away beautiful rituals were remained from them, but cruelty and damnations were left by bad ones.

-İki çeşit arı da aynı yerden yer fakat birinden bal olur, ötekinden zehir.
+There are two kinds of bee both feed themselves from same flowers, but one produces honey, the other one produces poisson.

-Kötülerin övülmesi arşı titretir!
+Glorifying of evil causes to tremble of the throne!

-Kötülükte bulundun mu kork, emin olma; çünkü yaptığın kötülük bir tohumdur. Allah onu mutlaka yeşertir !
+Don't be sure and afraid from application of evil is created by yourselves it is a kind of germ. So God will absolutely raise it !

-Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.
+Don't pray nully, one who wants to have three plants seed.

-Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.
+When candle ignites the other candle, it can not lose from its fire power.

-Doğruluk, Hz. Musa'nın asası gibidir. Eğrilikse sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.
+Straightness is as Mose's sceptre, but warp is similar to magic of magicman. When the straight appears, it absorbs all warps.

-Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.
+Become as sun in endearment, become as a river in firendship and brotherhood, Become as a darkness in covering the mistakes, Become as a soil in humility, become as a corpse in anger, What ever you are''whether you become as look like, or you sight what you are''

-Seni seveni ara, seni arayanı sev.
+You seek one who loves you; you love one who seeks you.

-İnsanın kanadı gayretidir.
+The wing of human being is effort.

-İnsanların savaşı çocukların kavgasına benzer; hepsi de anlamsız ve saçmadır.
+The war of human beings is same as children fight, all they are meaningles and absurd.

-Allah için hizmette bulun; halkın kabul edip etmemesiyle ne işin var senin !
+Serve for God, you do not interest with all others that whether people accept it or not !

-Koyunun kurttan kaçmasına şaşılmaz; şaşılacak şey koyunun kurda gönül vermesidir.
+It is not surprising that escaping of sheep from wolf; it is surprised that is the love of sheep with wolf.

-Aklın yoksa yandın, ya kalbin yoksa o zaman sen zaten yoksun ki !
+If you don't have mind, your situation is difficult, so if you don't have a heart, then you are already unavailable !

-Ümitsizlik diyarına gitme, ümitler var. Karanlığa varma, güneşler var.
+Don't go to the hopless land while there are hopes, don't go to the darkness, there is sun.

-Testinin içinde ne varsa; dışına o sızar.
+What it is inside of jug, it will go out of jug as it is.

-Aynı dili konuşan değil, aynı duyguları paylaşanşar anlaşabilirler.
+The people who share the same feelings can agree, but not ones who speak the same langauge.

-İşle öğüt veren sözle öğüt verenden iyidir.
+Advising by working is better than advising with speech.

-Yaşadığın dünyaya bak; Yüce Allah, hangi eserinin sevginin kucağında büyütmemiş ? Neden okşamak ve kucaklamakla gidilecek yere, tekme ve tokatla erişmeyi tercih edersin ?
+Look at your living world, Lordly God, in which creature of God have not been grew among the armful of love ? Why do you prefer to go there by kicking and slap instead of by fondling and embracing.

-Ayakkabım yok diye üzülüyordum; yolda karşımdan gelen ayaksız bir adamı görene kadar.
+I was worry that I don't have shoes, but I saw a man coming opposite road who do not have his leg.

-Gönlünü vermedikçe gönül bulamazsın.
+If you do not give your spirit, you can not find spirit.

-Kimde bir güzellik varsa, bilsin ki ödünçtür.
+Who one has beatifulness, must be known it is borrowed.

-Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar.
+When crows sing, then nightingales stop their songs.

-Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.
+Sea can not be dirty, because the lips of dogs touch the sea water.

-Rüzgar ateş için neyse, uzaklıkta aşk için odur; küçük bir aşkı söndürür, büyük bir aşkı daha da güçlendirir.
+What is the meaning of wind for fire, so distance is same as for love; both deflated little love an increase the big love.

-Gam olmayacak dileklerden meydana gelir.
+Dumps are arouse from unavailable wishes.

-Dostlarınızı sıkça ziyaret ediniz. Çünkü üzerinde yürünmeyen yollar, diken ve çalılarla kaplanır.
+Visit frequently your firends, because, the roads can be covered by throns and shrubs if no walking on these roads.

-Kitap ruhun gıdası, aklın ilacıdır.
+Books is the food of soul and the medicine of mind.

-Hırsızlara ve uğursuz kimselere acımak zayıfları kırıp geçirmektir.
+Feeling pity for thieves and evil people means destroying weak people.

-Hiçbir mal sizin değil, neyi bölüşemiyorsunuz ? Hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz ?
+Any of the commodities, properties, golds and anything can not be owned by anybody, what is your problem on division of these ? neither the life is yours, why you are fighting ?

-Gel de birbirimizin kadrini bilelim, çünkü ansızın öleceğiz, ayrılacağız birbirimizden.
+Let us understand our worth, so we might suddenly die, then we will seperate from each of us.

-Şiddet göstermeksizin kuvvetli, zayıflık belirtmeksizin yumuşak ol.
+Become powerful without force, and become benignat without showing fraility.

-Kitapsız bir ev, ruhsuz bir vücuttur.
+ A house without books, is body without soul.

-Bulutlar ağlamadıkça yeşillikler nasıl güler ? Çocuk ağlamadıkça süt nasıl coşar ?
+How can smile green plant unless crying of clouds ? How can gush the breast milk unless crying of child ?

-Ey akıllılar! Sanatlar elde etmeye bakın bunun için yardımlaşın.
+Oh intelligent one ! Try to get art and aid each other for this.

-Sen zayıfları yardımcısız, kimsesiz sanma; nerede bir zayıf aman dilerse, gökyüzü askerleri birbirine karışırlar.
+Don't think that weak people are without owner and helper; where a weak wants to help the soldiers of sky interwined.

-Kimde aşk endişesi yoksa o kanatsız kalmış bir kuş gibidir. Vah ona !
+Who has no love anxiety, he/she looks like a bird without wind. too bad to him/her!

-Sevgiyle tortular durulur, sevgiyle dertler şifa bulur; sevgiyle ölüler dirilir, sevgiyle padişahlar kul olur.
+The sediment is stopped with love, troubles get well; deaths return life with love, Sultans get slave with love.

-Gel ! Gel ! Ne olursan ol yine gel !
 İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel !
 Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir,
 Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel !
+Come! Come again ! Whoever you are, come !
  Heathen, fire worshipper or idolatrous, come !
  Come even if you broke your penitence a hundred times,
  Ours is the portal of hope, come as you are !


                                                                      Mawlana Jalal al-Din Rumi

 p.s. - I'm sorry for translation because it is not perfect. İ wrote from a Rumi book, sometimes I corrected mistakes. next weeks I'm planning to write here again and more. I'll write from Minisrtry of Culture, their translation is wery well. thank you for you read it, I hope you like it. With Love :)


 Kaynak : Doğumunun 800. Yılında Hz. Mevlana'dan Güzel Sözler. Kopyala-yapıştır değil alınteri :)


Potpori gibi oldu ama...

Dipsiz bir boşluğa itilmiş düşüyorken,
En sıcak yaz günlerinde üşüyorken,

Dinlediğin şarkılar kalbine kalbine vururken,
Ve açık yaralarınla bir başına uyurken...

Karanlık, güneşi bile hüzünlü bir şehirde,
Bir yerlerde ışık olmalı, hani nerde ?

Maybe all of we have the light in our hearts.
It will be shined from a stranger or new starts ?

Yılzdıların farkında olmadan olmadan karanlıkta ilerlemek...
Oysa içlerinde özel bir yıldız olabilir farkına varamasakta...

Uzaklık nedir ? iki kilometre ? Okyanus ötesi ? On yıl ?
Peki iki kilometrenden haberdar olmadan okyanus ötesini bilmek  ?

A city. Bombed, comquered, destroyed, unlivible...
Can anyone reconstruct there, is it possible ?

Büyürmü yeniden ağaçlar, çiçekler açar mı ?
Şehrin halkı eskisi gibi neşe saçar mı ?

Çöle dönmüş bir kenti yıkamaz kimse tekrar,
Bir kaç çukur daha açar zaten orada çok var...




    A hearty smile;
    That i have never seen,
    Gives me hope...
    Deeper eyes;
    That i lost in there,
    Like saw my fate inside...
    Curious ! and well :)



8 Temmuz 2011 Cuma

Aylar, yıllar sonra,
Yine belki aynı gün.
Sevgilin seni bırakıp giderse,
Eşin yabancı kadınlarla eğlenirse;
Laflarıyla duyarsızca seni üzerse;
Aklına biri yıldırım gibi düşecek.
Sevgi dolu bir prensti o.
Lazım olmasın adı.
Asil duyguları vardı...
Prens belki beyaz atsızdı.
İşini gücünü bıraktı,
Şarktan papatyalar getirdi sana.
Maalesef içten davranmadın ona.
Aşk denizinde prens boğuluyorken,
Sen neler yapıyordun gerçekten ?
Olmasın dilerim hiçbiri bunların,
Layık olsun sana yarınların,
Mutluluk peşini bırakmasın.
Artık prens uzaklarda olacak çünkü...


                                   The Dark Prince

3 Temmuz 2011 Pazar

İşte o zaman

 Sözcükler Yüreğin hissettiğini öldürebiliyor,
 Kalbin bildiklerini reddedebiliyorsa,
 O zaman sağır ve dilsiz yapın beni,
 Yapın ki, bileyim neyin gerçek olduğunu.
 Gözler öyle zalim oyunlar oynayabiliyor,
 Böylesine kandırabiliyorsa eğer,
 O zaman kör edin her ikisini de,
 Edin ki öğreneyim görmeyi.
 Duygular hiç habersiz değişebiliyor,
 Dönüşüp, dağılıp kaybolabiliyorsa,
 O zaman öldürün beni tek bir darbeyler,
 Öldürün ki korku duymayayım...

                                          

Bir yaz günü hiç bu kadar üşüdün mü ?

 14 haziran 2011. Yine yatağıma girememiş üstünde 10 dakika dinleneyim diye uyuyakalmışım. Her zamanki gibi çok erken kalkıyorum, etrafta kimse yok. Koca bir şehir uyuyor. Odama bakıyorum, masamın üstünde boş fincan ve bardaklar, açık kalmış bir bilgisayar ve üstü karalanmış kağıtlar tozlanmış masamın üstünde beni bekliyor. Uyuyakaldığım için üstümü değiştirmeme gerek yok. Dışarı çıkıyorum. Kapalı ve ılık bir hava var. Çam ağaçlarıyla çevrili bir yoldayım, bahçeler bomboş. Kafama çok ufak damlalar halinde tatlı bir yağmur çiseltisi iniyor, serinliyorum. Tam o sırada önü açık ceketimin içinde huzur veren bir rüzgar giriyor ve bedenimi sarıyor. Hafif ama gövdemi sarmalayan bir rüzgar. O anda dünyada değilim, sanki bir film sahnesinde yürüyorum. Çünkü gerçek dünya bu kadar güzel olamaz, çünkü hiçbirşey bugüne kadar mükemmel olmadı, ama ama o an herşey gerçekten mükemmeldi. Acaba rüyadamıyım ? ‘’Sen hiç gerçek sandığın bir rüya gördün mü ? Peki hiç uyanmasıydın rüya olduğunu nasıl anlayabilirdin’’ aklıma bunlar geliyor. Anayola çıkınca rüya bitiyor çünkü araçlar görüyorum, motor sesleri duyuyorum, rüzgarım, yağmurum ve dostum olan kuşların sesleri yerini kurgusal materyalizme bırakıyor. Cebimden Camel’ımı çıkarıp ciğerlerimi lezzetiyle dolduruyorum.. Kaç aydır tamamen kendime uzun süreli vakit ayıramadığım geliyor aklıma ama az kaldığını hissediyorum, bir haftaya kadar herşeyin sona ereceğini umuyorum. Ve bir müddet sonra eylüle kadar tekrardan faydası ve gerekliliği tartışılacak şeylerle uğraşacağımı biliyorum. Ama eylül gelince herşeyden uzaklaşacağım. Bu sefer bir görev dahilinde olmayacak, tüm bağlarımı keseceğim yirmi gün için de olsa. Uzak, çok uzak biryerleri özlüyorum, görmediğim yerleri ve hiç tanımadığım insanları...

  Aslında 1 ocakta değilde sonbaharda bir seneyi geride bırakırız. Ve her sonun kaderinde olduğu gibi yeni bir başlangıç karşılar bizi... Yine öyle olacak... Herşeye rağmen yaşamayı seviyorum. Kaybederken bile kazanıyor olduğunu bilmenin ironisi güven veriyor bana. Sigaramdan son nefesleri çekerken başladığım yere geri dönüyorum, Odamda işlenmesi gereken bir sürü veri var, beni bekliyorlar. Hepimiz ilerleriz, zaman ilerler, sürekli mesafe katetmeye çalışırız ama her zaman başladığımız yere döneriz. Hepimizin yolu çember gibi mi yoksa hareket ettiğimizi zannederken yerimizde mi sayıyoruz ? Sağ kulağım çınlamaya başlıyor, Küçük Prens düşündüklerimi duymuş sanki, gezegeninden gülümseyerek beni izliyor ve çiçeğine beni anlatıyor olmalı. 

  Hayat herşeye rağmen devam ediyor. Gülümsüyorum, sebebi de yok...


Aşk üzerine 2...

 Zihinlerimizi 'aşk' kadar meşgul eden başka bir konu herhalde yoktur. Aşk yalnızca mutluluk ve sinin değil, acının ve dökülen ter ve gözyaşlarının da kaynağıdır. Aşk varlığımıza renk, tat ve anlam katar ama tanımı yine de çok zordur. Herbirimizin dilinin ucundadır; gel gör ki sözcüklere dökülmesi hiçte kolay değildir.

 Çoğumuz yaşamımızın belirli bir noktasında aşkın oklarını yüreğimizde hissederiz. oklar hedefe saplandığı zaman; yaş, inanç, ırk vb... ne olursa olsun, dokunduğu herkese tutku, mutluluk ve acı getirir:Gerçek aşk ayrım yapmaz...

 Aşk tarifi en zor, en gizemli ve yaşayabileceğimiz en güçlü duygu. Coşku veya keder, cennet veya cehennem, ilaç veya zehir olabilir. Hiç kimsenin ulaşamadığı yüksekliklerden süzülmemize ya da akıl sır ermez derinlikliklere batmamıza neden olabilir. Yaşama sebep olmuş ya da yıkmış, savaşları kışkırtmış ve imparatorlukları birleştirmiş. Aşk edebiyatta ve güzel sanatlarda vaşyapıtlara ilham kaynağı olmuştur. 

 Aşk insan doğasındaki en kötüyü ve en iyiyi ortaya çıkarır. Bu çelişki aşkın özüdür. Aşkı bu kadar elle tutulmaz ve zor tanımlanabilir yapan şeyde budur. Aşkın doğasını ifade etmeye adanmış sonsuz sayıdaki sözcüğe rağmen, aşk asla tam olarak kavranamayan ''o tuhaf şey'' olmaya devam edecek. Aşkın güzelliği, gücü ve gizemi belki de buradan kaynaklanıyor. Aşkın tanımı, aşık olmuş kişi sayısı kadar çoktur. / Diana Issidorides
                                                                                                                                                                                                      
                                                        

Yüreğim neredeyse beynimde oradadır. / Robert Browning

Seven ilk bakışta sever. / William Shakespeare

Kalbin, mantığın anlamadığı kendine özgü bir mantığı vardır. / Blaise Pascal

Aşk herşeyin üstesinden gelir / Vergilius

Aşk daha yoğundur unutmaktan,
Hatırlamaktan daha hafif.
Daha nadirdir sudaki nemden,
Düş kırıklığından sık daha... / E.E. Cummings