Ders biteli iki saat olmasına rağmen hala sınıfta oturuyordu Kemal. Hava kararmaya başlamıştı, sınıf ışıksız kalmıştı. Sınıf boşaldıktan sonra ders çalışmaya başlamış ve hala ara vermemişti. Zaten zayıftı çok yemek yemezdi ve sigara da içmezdi. Fakültesinde ikinci senesindeyken not ortalaması 3.75'ti. Normalde öğrenciler düşük not alınca durumu toparlamak adına çalışırlar fakat Kemal yüksek not aldıkça daha da çalışıyordu. Notları onun ateşiydi, kendinde gördüğü eksiklikleri yakıyor, küle dönüştürüyordu.
Telefonuna baktı Kemal, her zamanki gibi cevapsız çağrı veya mesaj yoktu. Saatin sekiz olduğunu gördü artık eve gidebilirim diye düşündü, içi tatmin olmuş şekilde. Otobüs durağına doğru yürürken gözlerini biririne kenetlenmiş yavaşça yürüyen bir çift gördü. O kadar mutluydular ki sanki savaşların, yıkımların, acıların merkezi olan bu dünyada yaşamıyor gibilerdi. Kıskandı, bozuldu ama hislerini kabul etmek istemiyordu. Neden onlar gibi mutlu olamadığını sorgulamadı bile aklından o anda tek bir şey geçti: ''bunlar üniversiteyi boşuna okuyorlar''. Fırsatı olsa o Colins'ten doksan liraya aldığı suni deri ceketle kendine yeni nesil Türk popçusu havası vermiş çocuğun yerinde olmayı o kadar çok isterdi ki... Canı sıkılarak yürümeye devam etti.
Sonunda otobüs durağına gelmişti. Otobüs geldiğinde ondan çok daha önce gelenlerin önündeydi Kemal. İçinde bulunduğu topluma uygun olarak başkalarının haklarına saygısı yoktu. Havasız, bunaltıcı otobüste sıkışık bir yolculuktan sonra eve varan Kemal soğuk bir merhabayla eve girdi, kimseyle konuşmadan yemeğini yedi ve odasına çekildi. İnternete girdi her zamanki gibi facebook, mynethaber, uludağ sözlükte birşeyler geveledi, içindeki nefret ve sevimsizliği harflerle kusarak bir nebze rahatladı.
Sonra Kemal yattı uzun bir uykudan sonra uyandı tekrar yattı ve kalktı derken günler, yıllar geçti. Doğal olarak istediği gibi olmadı hiçbirşey. Babasının ve dayısının yardımlarıyla Ostim Vergi Dairesinde veznedarlığa başladı. İşte vergi borcumu yatırmak için 30 dk beklememin sebebiydi Kemal. Kendine güvensizliğini ve bundan kaynaklanan mutsuzluğunu çevreye yansıtan insandı Kemal, Veznedardı, kütüphanede memurdu, otobüs şoförüydü, milletvekiliydi. Kemal mutsuzdu, şeytandı, heryerdeydi...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder