1 Temmuz 2014 Salı

Kaybeden Kahramanlar

 Bugünkü incelemem diğerlerinden biraz farklı olacak çünkü inceleyeceğim bu kitabın yazarı diğer yazarlardan daha farklı. Bu farkı yazarın sevgi dolu yüreği, diğer türlerde bulunmayan yazarın kendine has şiirsel anlatımı oluştursa da yazarın benim dostum olması diğer incelemelerden ayırıyor ve heyecan veriyor.

 Kitabın türünden bahsetmek gerekirse belirttiğim gibi herhangi bir türe yerleştiremiyorsunuz. Şiirsel anlatım çok yoğun, edebiyatımızda Sinan Paşa'nın düz yazıda şiirsel öğe kullanan üslubu var ama tam olarak o türde değil, Çocuk kitabı deseniz Küçük Prens'e benzer bir üslubu var ama o da tam karşılamamakta. Kitabı ayıran en önemli özelliği burada, diğer hiçbir kitaba benzememesi, tam anlamıyla özgün oluşu.

 ''Kaybeden Kahramanlar'' aslında çok alışık olduğumuz bir olgu. Amerikan-Hollywood kahramanları hep kazanır, dünyayı kurtarır ama bu eserlerde karakterin iç dünyasına çok kısıtlı girilir. Özet olarak duygularından arındırılmış süper güçteki insanlar dünyayı kurtarır, güzel kızı öper ve film biter. Dünya üzerindeki yaşamış, gerçek -hayal ürünü olmayan- kahramanlara baktığımızda durum öyle değildir aslında. Ulubatlı Hasan surlara sancağı diker ve şehit olur, Spartacus dünya tarihini değiştirir, devrinin süpergücüne meydan okur ve şehit olur. Sonuç olarak bu kahramanlar kazanırlar, tarihe adlarını yazdırırlar bunun için büyük bedeller öderler ama bireysel olarak bu kahramanlara baktığımızda insanlara kazandırırken aynı zamanda kaybetmektedirler.

 Kitabın içeriğine bakarsak hayatın acımasız gerçeklerinden yorulmuş bir kahramanın çocukluğuna sığınması, özlediği insanları ve nesneleri orada bulması anlatılıyor ve bu anlatım efsanevi öğeler ve şiirsellikle süsleniyor.

 Klasik kitaplardan etkilendiğimiz kısımları paylaşmadan önce yazın hayatına başarılı bir giriş yapan yazarı tebrik ediyor, buradan başarının devamını diliyor ve sonraki kitaplarını büyük bir heyecanla bekliyoruz.

 not: kitabı Kızılaydaki Dost Kitabevinden, İdefix ve D&R dan online olarak ya daKanguru Yayıneviyle iletişime geçerek alabilirsiniz.


 - Ben bunları şimdi burada sizlere anlatmayacaktım güya. Anlattıklarımın öncesi bize öğrettikleri gibi sıradan bir dünya hali, kapitalizmin ve demokrasinin doğal seyri,herkesin gelebilir başına, başarısızlık düzenin gereği, ölüm ise Yaradan'ın emri, gerek yok abartıya.

- Çok sıkılmıştım bunalmıştım, ne yapacağımı bilmiyordum. Birden çocukluğuma kaçmak, babama anneme sığınmak geldi içimden. ne kadar güzel, ne kadar ferahlatıcı olurdu bu. Keşke küçücük olabilseydim şimdi. Hiç durmaz koşardım babamın güvenli ellerine. ''Ben geldim baba, bak Mintirik Efe'n geldi derdim''. Babam da beni kucağına alır öper koklar, güneşler doğar ve birlikte gözlerimiz ışıldardı. Evet anlıyordum artık, çözüm buradaydı. Çocukluğumuz özlemiştim. Ona tekrar bir şekilde kurtarıcı olarak kavuşmalı, bunun için de öncelikle çocukluk yıllarımı arayıp buılmalıydım. Nerelerdeydi bu anılarla dolu yıllar ?

- Yaşamdaki en değerli hazine sevgi dolu temiz bir yürekti...

- Yüreklerinde yaşam boyu sönmeyen doğruluk ışıklarıyla,
   Ölürken son bir haykırış karanlığı yırtarak ayrdınlatırlarmış,
   Bunlar kaybeden kahramanlarmış.

- Artık vakit akşam oldu, ben batan güneşim yavrularım. Ama sizler ? Sizler doğan güneşsiniz. benim kıymetli hazinelerim.

- Ben sevmem yönetmeyi ve yönetilmeyi, sevgi akıl ve doğruluk yönetsin sizi...

-
Asalet bulunmaz omuzda,
Yüreğinde taşırsın onu eğer varsa.

O bir destansı duruştur yaşama,
Duruşundan bellidir diye hani derler ya.

Bu zor iştir evlat,
Çoğu padişah ve kral bunu beceremez.

Katmayacaksın kendini esen rüzgarların önüne,
Eğmeyeceksin başını üç kuruşluk dünya nimetine.
Yolun zalimlerin yolu olmayacak.

Yağmura rüzgara karşı yürüyeceksin,
Lapa lapa karlar yağacak saçlarına,
Hava ansızın dönecek amansız bir fırtınaya.

Soluk alamayacaksın belki de,
Boğmak isteyecekler seni oracıkta.

Bir mahşer gecesinde
Yeryüzü alevler kusup yarılıp çekerken seni içine,
Denizler dev dalgalar olup yürüyüp gelecek üzerine,
Gökkubbe binbir parça olup gümbür gümbür yıkılacak tepene.

Böyle zamanlarda yanında birilerini boşuna arama,
Bu senin değişmez kaderin olacak,
Kalacaksın daima tek başına.

Ama yine de 'karanlığa aydınlık katacaksın'
Kimsesizleri, zavallıları ve hayvanları koruyacaksın.

Yürüyeceksin eğilmez başınla,
Dağlara denizlere meydan okuyan o efe duruşunla...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder